Türkiye'de aile yapısının hukuki düzenlemeleri, özellikle boşanma süreçlerinde erkeklerin karşılaştığı zorluklar, toplumsal cinsiyet eşitliği çabalarını gölgeleyen önemli bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Erkekler, boşanma aşamasında ne kadar haklı olurlarsa olsunlar, ağır mali yükümlülükler ve hukuki sınırlamalarla karşı karşıya kalmaktadır. 6284 sayılı yasa gereği, erkeklere evden uzaklaştırma kararı verilmesi, mal varlıklarının yarısını ya da tamamını eşlerine devretmeleri gerektiği durumlar, bu sorunların sadece birkaçını teşkil etmektedir.
Velayet konusunda da benzer bir durum söz konusudur; genellikle annelere tek taraflı olarak verilmesi ve babaların çocuklarını görebilmek için mahkeme kararını beklemek zorunda olmaları, aile bağlarının kopmasına neden olabilmektedir. Hatta mahkeme kararı olmasına rağmen annenin istememesi durumunda babaların çocuklarını görememeleri gibi durumlar, hukuki süreçlerin erkekler aleyhine işlediği yönünde ciddi eleştirilere yol açmaktadır.
Bu hukuki yapı, sadece bireyler arası ilişkileri zehirlemekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'nin demografik yapısını da tehdit ediyor. Evlilik oranlarının düşmesi ve doğum oranlarının azalması gibi demografik sorunlar, mevcut aile hukukunun adaletsiz uygulamalarının bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Aile kurumunun bu şekilde zayıflatılması, toplumun temel taşlarından birinin sarsılmasına yol açmakta ve geniş çapta toplumsal sorunlara davetiye çıkarmaktadır.
Güçlü bir Türkiye'nin temelinde güçlü aileler yatar. Aile hukukunun adil bir şekilde yeniden yapılandırılması, hem erkeklerin hem de kadınların haklarını koruyan, toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden ve aile bağlarını güçlendiren yapılar kurulması gereklidir. Bu, sadece bireylerin değil, toplumun da yararına olacaktır. Ülkemizdeki erkeklere sahip çıkılmasının, düşman köpeklerine yem olmamak için değil, adil ve dengeli bir toplum için elzem olduğunu unutmamak gerekir. Bu, aynı zamanda toplumumuzdaki kadınları da korumak ve güçlendirmek demektir. Aile kurumu ne kadar sağlam olursa, Türkiye o kadar güçlü olur.