seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort
Bugun...


AV. SEDAT İLBEGİ

facebook-paylas
BELKİ DE DÜNYADAN HABERİMİZ YOKTUR!
Tarih: 07-11-2026 14:01:00 Güncelleme: 07-11-2026 14:01:00


2026 Yılının sonuna yaklaştığımız şu günlerde bir mevzu vaki oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nde daha önce bakanlık yapmış  bir kişi, suç örgütü üyeliği iddiasıyla tutuklandı. Bahsi geçen kişi, kamuoyunun malumu olan bir kişi, defaaten ismini geçirmek faydasız! Ayrıca hakkında kesinleşmiş bir mahkeme ilamı olmaksızın, Anayasa m.38/4 kapsamında masumiyet karinesi yani kamuoyunun sıkça duyduğu; ‘’lekelenmeme hakkı’’ bulunmaktadır. Ayrıca 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi(CMK) m.268 uyarınca, tutukluluğa itiraz hakkı bulunmakta olup, gerekli görülmesi halinde tutukluk koruma tedbiri de kaldırılabilir. İşte hukuk herkese lazımdır, çok oynamamalı! Konumuz şahıslar veya usul değil zaten. Bağcıyla işimiz yok üzümün peşine düşmeli…

-DÜNYADA NELER OLUYOR?

Üzüm demişken de, yakın dönem politik gelişmelerini bir miktar takip ettim. Şöyle bir dünya gündemindeki hareketliliklere göz gezdirdim. En yakın zamanda mesela ABD ara seçimleri yapıldı ve Donald Trump önderliğindeki Cumhuriyetçiler, hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da azınlığa düştü. Demokratların Michigan Eyaleti’ndeki Müslüman adayı Abdul El-Sayed, seçimleri kazanarak ilk Müslüman Senatör oldu. Yine Brezilya’da Bolsonaro, Lula da Silva’ya kaybedip ABD’ye kaçtı. Macaristan’da 16 yıllık Viktor Orban seçimleri kaybetti. Sırbistan’da öğrenciler kazandı 12 yıllık Başbakan Aleksandar Vucıc yenildi. İspanya, İtalya, Almanya ve Fransa başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde günlerce süren halk ayaklanmaları yaşandı. Ortak sorun ise; hayat pahalılığı! Bizimkinin yanında devede kulak olanından! Gelelim sözde devlet İsrail’e! Netanyahu önderliğindeki Likud Partisi düşmedi belki ama sallandı ve Arap partileri rekor kırdı! Gadi Eisenkot önderliğindeki Yashar Partisi ise; ‘’oylarımız çalındı’’ dedi. Özetle orada da belli başlı dönen hesaplar var! Kehanetler ve mistik muhasebelerden müteşekkil İsrail’den bahsediyoruz ne de olsa!

-YAKIN GELECEKTEKİ SEÇİMLER

Yakın gelecekte, Dünya’nın çeşitli bölgelerinde de seçim takvimleri işlemeye devam edecek ki, önemli olanlardan bazıları;

-29 Kasım 2026: İspanya-Erken Parlamento Seçimleri

-30 Ocak 2027: Almanya-Federal Cumhurbaşkanlığı Seçimi (Dolaylı)

-7 Mart 2027: Estonya-Parlamento Seçimleri

-18 Nisan 2027: Fransa-Cumhurbaşkanlığı Seçimi (1. Tur)

-18 Nisan 2027: Finlandiya-Parlamento Seçimleri

-2 Mayıs 2027: Fransa-Cumhurbaşkanlığı Seçimi (2. Tur)

-28 Eylül 2027: Slovakya-Parlamento Seçimleri

-24 Ekim 2027: Arjantin-Genel Seçimler (Cumhurbaşkanlığı ve Kongre)

- 24 Ekim 2027: İsviçre-Federal Seçimler

İtalya seçimleri ise, 2027 yılı içerisinde yapılması öngörülen ancak tarihi henüz netleşmemekle birlikte en geç 22 Aralık 2027’e kadar yapılacaktır.

-GENEL(REEL) POLİTİK DÜNYA GÜNDEMİNDEKİ KONU BAŞLIKLARI

Aslında seçimlerdeki değişim ve dönüşüm ile dünya halklarının talepleri doğrultusundaki hareketlenmeleri, kanımca bizi bir noktaya götürüyor. Bilhassa Trump yönetiminin uyguladığı politikalar ve ardından Netanyahu’nun soykırımcı savaş çığırtkanlığı, yine ABD/İsrail-İran arasındaki bölgesel savaş, halkların tedirginlik ve sıkışmışlığını artırdı. Yanı başımızdaki bir diğer devam eden savaş, Rusya-Ukrayna hattındaki gerilim de, tedirginlik ve sıkışmışlığın diğer önemli parçası olarak zikredilebilir.  Dünya üzerindeki popülizm merkezli saldırgan ve tutucu liderlikler, belli bir dönem paye buldu. Belki ilerleyen dönemlerde de yer yer paye bulacaktır. Bu kadar etkili olma kudretini bulabilir mi, zannetmiyorum. Ancak liderler veya hükümet politikalarıyla, uyrukların gerçekliklerinin ters orantılı seyretmesi, şimdiye kadar olan seçimler de tepki gördü. Akabinde bazı değişimler başladı.

Genel dünya gündemindeki sorunsallar olarak sayılabilecek konu başlıklarından bazıları; enerji arz güvenliği, Orta Doğu merkezli istikrarsızlık, aşırıcılık akımları, yapay zeka ve dijital egemenlik şeklindedir. Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmalar, enerji arzını negatif etkileyicidir. Her ne kadar taraf devletler çatışmayı milli güvenlik meselesi minvalinde ilerletip sağ popülizmi öne çıkarmak istese de, taraf olmayan devletlerin halkları da, durumdan özellikle ekonomik parametreler ışığında negatif etkilenmektedir. Gazze üzerinde uygulanan soykırım, her ne kadar ABD/İsrail kanadınca milli güvenlik kartı öne sürülerek sağ popülizm kapsamında değerlendirilse de, ABD gibi çok uluslu devletlerin içişlerinde tepkiye neden olmakla birlikte, müttefiklerine de bir gün aynı muamelenin gösterilmeyeceği anlamına gelmemektedir. Haliyle, evvela müttefik devletleri olmak üzere, tüm dünya halklarını da korkuya sürüklemektedir. Avrupa devletleri için göçmen politikası ve hayat pahalılığı, anketlere bakıldığı zaman tercihlerde belirleyici görülmekte zira yanı başlarında devam eden Ukrayna-Rusya Savaşı’nın etkileri tetikleyici. Çin-ABD arasındaki yapay zeka ve dijital egemenlik rekabeti, belki en arka planda görülen ancak halkların başta mesleki yönelimleri olmak üzere, iş kollarındaki varlığına dair kaotik bir hadisedir. Etkilerinin ve dönüştürücü gücünün ne olacağı  tam olarak bilinmemektedir.

Paradoksal postulatlara rağmen gelinen noktada, seçim sonuçları perspektifinde, muğlaklıkların değil şeffaflıkların öne çıktığı düşünülebilir. Uluslararası ilişkilerin, yapıcı çözüm ve ortaklıklar yerine çatışmacı rekabet ortamında seyretmesi, uluslararası hukuku da adeta bitme noktasına getirdi. Ekonomik ve siyasi rekabetin, yer üstü ve yer  altı kaynaklarının adil dağılımı ve kullanımını sekteye uğrattığı ortadadır. Gerginliklerin, toplum yararına harcamaları geri plan ittiği ve sürekli çatışmalarla mali sık boğazın içine sürüklediği bir ortamda, çatışmadan ya da askeri harcamalardan taraf olmak demek, yeni krizlerin derinleşmesine ve hatta belki de 3. Dünya Savaşı’nın doğumuna sebebiyet vermek demektir. Hala imkan varken, dünya halkları kanımca feraset gösterip, insanlık onuruyla bağdaşmayacak parti veya politik liderleri alaşağı etmektedir. ABD seçimleri bahsi geçen anlatının en büyük örneklerinden biridir. Umulur ki devamı da gelsin.

-TÜRKİYE’DEKİ POLİTİK REKABET GÜNDEMİ

Burada hafif bir tebessüm ihtiyacı duydum! Dünyadaki değişim ve dönüşümler bizim sosyolojimizde neye tekabül eder mesela? Pozitif katkı sağlar mı? Nasıl bir karşılık bulabilir? Esasen yukarıdaki konu başlıkları arasında bir kavramdan bahsettik. Çatışmacı rekabet kavramı, dünyadaki askeri harcamaların artması, sağ popülizm vesaire. Ama aksine Türkiye gündeminde çok ilginç konu başlıkları var. Konuşulanlar dünya ile pek entegre değil ancak kalıbı aynı. Ya da dökümü aynı bilemiyorum, tanımlamanıza göre. Hariciyedeki devletler arası rekabet, Türkiye’de partiler arası rekabetin iz düşümü minvalinde karşımıza çıkıyor. Yani en fazla bu kadar olabiliyor! O kadar çok lümpen ve banal çekişmeler var ki, milli sorunlara ve millet sorunlarına sıra gelmiyor, o derece yani! Yapay ruhların en sert pragmatist polemiklerini alkışlamak zorunda bırakılıyor vatandaş! Belki de böyle olsun isteniyor, bilinçli veya bilinçsizler, bilemiyorum… Fakat son anketler de kararsızların oyu %50’leri geçmeye başladı. Siyasi partilere hiç olmadığı kadar ilgi azaldı. Halkımızın sinesinde ne olduğunu bilemediğimiz bir maksada ulaşma ereğinin filizleri yeşeriyor diye yorumluyorum. Umarım en doğru ve hayırlı maksat, evvela murat sonra da vuslat olur.

Haklılar tabi, vatandaş sabah uyanır uyanmaz; o belediye başkanı alındı, bu partiye butlan geldi, öbürünün fezlekesi hazırlandı, berikinin vurgun yaptığı ortaya çıktı, bir diğerinin haysiyetsiz bir yaşam sürdüğü öğrenildi, ötekisinin oğlu milyarder olmuş, şunun adamı üst düzey bürokratlarla iş tutmuş, bu yanda seçilmişler vekil piyasası kurmuş, atanmışlar rüşvet almış, şu şirkete kayyım atanmış, yolsuzluklar, piyasa dolandırıcılıkları, ihaleye fesat karıştırmalar, Sayıştay raporlarına yansıyan usulsüzlükler, hırsızlıklar, haramiler ve haramzadeler… Muassırlarla zihniyet veya siklet farkı mı var bilemedim fakat var bu işte bir hiç!

-MUKAYESE VE NETİCE

Şimdi tekrardan geldik başlangıcın sonuna! Fon vurgununda tutuklanan eski bir bakandan söz gelimi konuyu açtık. Dünya üzerinde konuşulan konular ve Türkiye’de milletin içine sıkıştırıldığı siyasal gündem maddelerini insan sorgulamadan edemiyor! Özetin özetinin özeti bile sayılamayacak türden, dünya ve Türkiye arasında çizmeye çalıştığımız ve değindiğimiz birkaç husus oldu. Özelinde oluşturmaya çalıştığımız en yalın sözcüklerle kurulmuş bir projeksiyon! Geride bırakarak gelelim bizim ahval ve şeraite!

Kerhen bekletilen ve toplum baskısıyla zoraki feda edilenler! Her kötü durumda; ‘’haberi yok’’, her iyi durumdaysa; ‘’yalnız ve tek’’ başarıyorcu propaganda! Alaylı etrafı kötücüler! Propagandaya kapılan, savunmacı ve bahtsız ezilenler! Derinleşen ganimet yarışı neticesinde parti içi rekabete teşne olmalar! İçerideki Game of Thrones! Yargıya meşruiyet kazandırdıkçı tatavalar! Tatavayı havada satın alan muhalif görünümlüler! Satın alıp muhalif cenaha muhalif görünümlü satmacılar! Hırsız, yolsuz ve arsız mezatının mihmandarlıkları! Arayışın içinde yitip giden umutlar! Nihayetinde bir arpa boyu yol alamamalar ve devlet ile millet arasında derinleşen uçurumlar! Sefalete ve bezginliğe  terk edilen yurdum insanları! Bir de o çok bilinçli ve her haltı bildiğini bilen(!) dimağların mütekebbir edalarla sarıldıkları mükemmeliyetçi argümanlar! Yok mu şu şizoid toz kondurmamcılar!!!

Hicvi yarıda ansızın bırakıp sis dağıtıcıyı devreye soktuğumda, bütün empatimle her şeye rağmen propagandist; ‘’haberi yokçular’’ belki de şunu söylüyor olabilirler diyorum. Diyor olabilirler ki; bizim haberimiz yok, sizin de olmasın! Biz detayını bilmiyoruz, siz de araştırmayın! Zaten bize öyle bir yeti de verilmemiş! Biz kim, düşünmek kim! Bizim haberimiz olmadığı için O’nun da yok. Hayır her şeyden evvel bozmayın işimize geleni, bozmayın kurduğumuz tezgahı! Biz kurduğumuz yalanlar ütopyasını kanıksadık ve artık vazgeçemeyiz! Bizi bundan mahrum bırakmayın! Pekala anlıyorum ve tüm değerlendirmeler manzumesinde; ‘’haberi yokçular’’ özelinde şöyle bir soru sorma gereksinimi hissediyorum; belki de hiçbirimizin dünyadan haberi yoktur he ne dersiniz?! Ya da dünya atmıştır bizi bir kenara da çekirdek çitleyerek izliyorlardır he? Acaba şu her naneyi çok iyi bildiğini zanneden beyin fukaraları, nasıl yine ukalalıklarıyla ekmeğimize yağ sürecek, diye kahkahalar atarak vals ediyorlardır he? Olamaz mı? En doğru kaynak olan Facebook’tan bir araştırmalı ve sorgulanmalıdır! Saygılarımla…

 

 

 

 

 



Bu yazı 68 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI