beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü
Bugun...



FİLİSTİN’İ OKUMAK…

Kıymetli okurlarım; Sizleri her zaman olduğu gibi yine Alemlerin Rabbi olan Allah’ın selamı ile selamlıyorum; Kıymetli okurlarım; Sizleri her zaman olduğu gibi yine Alemlerin Rabbi olan Allah’ın selamı ile selamlıyorum; Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerim’in ilk inen ayetleri olan Alak Suresinin ilk beş ayetinde “Yaratan Rabbinin adıyla oku! - O, insanı bir alaktan yarattı. - Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. - Ki O, kalemle yazmayı öğretendir. - İnsana bilmediğini O öğretti.” buyurmuştur.

facebook-paylas
Güncelleme: 04-12-2024 18:35:24 Tarih: 04-12-2024 18:27

FİLİSTİN’İ OKUMAK…

Kudüs Şairi Rahmetli Nuri Pakdil ise “Kitap Okumadan Meydan Okuyamazsınız”. demiştir. İşte 1917 yılından beri, Müslümanlığın izzet ve şerefini savunan, ilk kıblemize sahip çıkan bir avuç Müslüman’ın yaşadığı bu soykırımı ve Filistin’i yani daha doğru tanımlama ile “Devletler Üstü Devleti” okumak, anlamak ve anlayarak direnmek için beş kitaplık bir okuma listesi hazırladım. Faydası olması duasıyla…

Yahudi Devleti - Theodor Herzl

Siyonist İsrail Devletini tanımak için okunması gereken ilk kitap olduğunu düşündüğüm “Yahudi Devleti” ni listenin en başına alıyorum.

“İsrail Yahudi Devleti, bu kitabın yazılışından yaklaşık elli yıl sonra, tasarlandığı gibi kuruldu bu kitapta da aynı mühlet verilmişti. Yahudilere ve Yahudi olmayanlara. Elinizdeki eser bir el kitabı, özel olduğu düşünülen bir ulusun nasıl bir devlet kurması konusunda gerçekleştirdiği yaklaşımlarla bir prospektüs, bir reçete, cüreti ve aksanı ile bir aforizmalar topluluğu ve manifesto.

Yazar Theodor Herzl ise sadece bir gazeteci değil. Onu Birinci Siyonizm Kongresi Başkanlığı'ndan, Sultan Abdülhamit ile diyaloglarından herkes hatırlıyor zaten.”

Tünel – Mehmet Akif Ersoy

Özellikle yakın tarihte hepimizin gözleri önünde gerçekleşen büyük soykırıma yakından tanıklık eden gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı Tünel günü anlamlandırmak adına okunacak en önemli eserlerden birisidir diye düşünüyorum.

“Tünel, Ersoy’un abluka altındaki Gazze’de gazetecilik yaparken yaşadığı zorlu sürecin ve bu sürece eşlik eden zihinsel çabanın ürünü. Kederli, fakat umudunu yitirmemiş bir coğrafyanın topoğrafyası. Ersoy, sloganların Gazze’den duyulmadığı, hamasetin ölen çocukları kurtarmadığı gerçeğini bir tokat gibi çarpıyor yüzümüze. Dünyayla bağı kesilen Gazze’ye Gazzelilerle beraber bir tünelden giriyor; onlarla birlikte açlığı, ölümü ve ölenlerin ardından hayatı sürdürme mücadelesini yaşıyor. Üstelik tüm bu duygusal ve fiziksel yüke rağmen, gerçeklikle yüzleşmekten vazgeçmiyor. Meseleye soğukkanlılıkla yaklaşıyor ve vaziyeti net bir şekilde ortaya koyuyor.

Filistin için kaygılı olan herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kimileri diplomasi yürütüyor kimileri insani yardım gönderiyor. Ben ise savaş muhabirliğim boyunca sadece bu toprakların, her saniye tonlarca demir parçası altında yaşama tutunmaya çalışan halklarının gözlerindeki sitemi, yüzlerindeki acıyı anlatmaya çabaladım. Anlatabildiklerim ve Tünel’de okuyacaklarınız, onların dünyasının küçücük bir detayı.”

Anneler ve Kudüsler – Nuri Pakdil

“Yürü Kardeşim Ayaklarına Kudüs Gücü Gelsin” Kudüs Şairi Rahmetli Nuri Pakdil’in kaleminden sözün en kuvvetli hali şiirle kaleme alınmış Anneler ve Kudüsler…

“Anneler ve Kudüsler, şiirsel tad veren denemelerin, oyunların yazarı Nuri Pakdil’in yeni şiir kitabı. Daha önce Edebiyat Dergisi Yayınları arasında çıkan, ikilikler şeklinde yazılmış Sükût Sûretinde, Ahid Kulesi, Osmanlı Simitçiler Kasîdesi gibi şiir kitaplarından biçem olarak farklı. Nuri Pakdil’in bu dördüncü şiir kitabı, Edebiyat dergisinde, 1970–1984 yılları arasında müstear adlarla yayımlanmış şiirlerinden oluşuyor.

Nuri Pakdil şiirleri, anne lirizmi ile Kudüs gerçeği arasında gidip gelen gergin bir yay gibidir. Kâh lirik bir geyiktir sözcükler, kâh ateş hattındaki savaşçıdır. Kudüs, somut bir mekan olduğu kadar, soyut bir algıdır da. Onun için çoğuldur Kudüs ve anne. Anne Kudüs’tür, Kudüs de anne.

Kudüs, ilk ve tek Gök Yolculuğu’nun, Mirâc’ın mekânıdır. O yüzden Nuri Pakdil düşüncesinin, dolayısıyla Nuri Pakdil şiirinin metafizik yolculuğuna kaynaklık eden güçlü bir imgedir. Medeniyet haritasının da temel ve vazgeçilmez ayaklarından biri.

Şiirin tüm has damarlarında, tüm ana duvarlarında, tüm sağlam kolonlarında ideolojinin sarsılmaz biçimde var olduğu bir inşadır Nuri Pakdil şiiri. Bu inşada lirik bir kucaklama, sonsuz bir şefkat olarak sanatın tüm incelikleri vardır. Çok güçlü damarları olan şiirlere imza atmış bu çok yönlü yazarın şiirlerinin dergi sayfalarından çıkarılıp kitaplaştırılmış olmasıyla, “şair” Nuri Pakdil’i de doğru biçimde görmüş oluyoruz.”

Kudüs Yazıları – Taha Kılıç

Kudüs’ü Bilmek istiyorum ama nereden başlamalıyım dşiyenler için hazırlanmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. Taha Kılınç’ın bu kitabı, Filistin ve Kudüs seferberliğine “bilgi temelli” bir katkıda bulunmak ve “Kudüs İçin Nereden Başlamalıyım?” sorusuna cevap verme amacını taşıyor.

Kudüs, söylemlerimizin coşkusuna ve iddialarımızın büyüklüğüne rağmen, hakkında pek az bilgi sahibi olduğumuz bir şehir aslında. Çok önemli ve yaygın birkaç anekdot dışında, Kudüs’le ilgili malumatımızın tamamen ezbere dayalı olduğu söylenebilir. Bunun üzerine, bir de herkes söz ettiği, siyasi sloganlara konu olduğu ve çok gündeme taşındığı için konunun “eskimesi” ve “sıradanlaşma sonucu dikkatimizin dağılması” tehlikelerini eklediğimizde, Kudüs’ü hak ettiği ilmî ihtimamdan epey mahrum bıraktığımız, su götürmez bir gerçeğe dönüşüyor. Kudüs konusunda mikrofonun ilk uzatılması gereken kişilerden biri olan Taha Kılınç’ın bu kitabı, bugünlerde şahit olduğumuz Kudüs seferberliğine “bilgi temelli” bir katkıda bulunmak amacıyla hazırlandı. “Kudüs Yazıları”nı oluşturan 34 metin, elbette Kudüs’le ilgili söylenmesi gereken her şeyi söylemek iddiasında değil. Ancak kitap, “Nerden başlayalım?” sorusuna mütevazı bir cevap denemesi olarak görülebilir. İçerdiği okuma önerileri, gündeme taşıdığı bazı isimler ve olaylar, tamamen bu başlangıç noktasının bulunabilmesi hedefine yönelik.

Filistin Meselesi ve Arap İsrail Savaşları – Prof. Dr. Fahir Armaoğlu

1917 yılında körüklenen ve her geçen gün şiddetini artırarak devam eden “Filistin halkının Terörist İsrail’e Karşı Verdiği Mücadele” 20. Yy’ın en önemli siyasi meselelerinden biriydi. Şiirlere, romanlara konu olan bu mesele tabi ki akademik olarak da derinlemesine incelendi. Ülkemizin yetiştirdiği en önemli siyasi tarihçilerden biri olan Prof. Dr. Fahir Armaoğlu bu eserinde meseleyi akademik olarak derinlemesine incelemiş.

“Filistin Neresidir?” sorusuyla başlayan Filistin Meselesi ve Arap-İsrail Savaşları (1948-1988); Herzl ve Sultan II. Abdülhamid görüşmeleri, Osmanlı’nın son yılları, Balfour Deklarasyonu, İsrail’in kuruluşu, 1948-49 Arap-İsrail Savaşı, 1956 Süveyş Savaşı, 1967 Arap-İsrail Savaşı, 1973 Arap-İsrail Savaşı, Camp David, Yeni Barış Planları, Batı Şeria, Beyrut, Lübnan, Sabra ve Şatila Katliamı gibi, “meselenin” en kritik noktalarına temas eden bir başucu kitabı. Ülkemizin siyasî tarih alanında en tanınmış simalardan biri olan Prof. Dr. Fahir Armaoğlu’nun kaleminden 19. yüzyıldan günümüzde paylaşılamayan toprakların tarihi…

Sözün Özü

Dostlar, Hadi Gelin Kudüs Şairi Nuri Pakdil’in dediği gibi kuru laf kalabalıkları ile değil Kudüs’ü okuyarak meydan okuyalım! Ayaklarımızdaki Kudüs gücü ile yürüyelim önce meydanlara oradan da başta Gazze olmak üzere inşallah işgal altındaki tüm mazlum coğrafyalara…




Kaynak: Esenler Vizyon Haber

Editör: Tarık Sharabaty

Bu haber 177 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DÜNYA Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI