Bugun...


AV. SEDAT İLBEGİ

facebook-paylas
TARİHİ HAFIZA VE YENİDEN ANAYASA (4)
Tarih: 28-07-2024 21:12:00 Güncelleme: 28-07-2024 21:16:00


Türkiye’deki mevut yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili olarak tarihsel süreç içerisinde gelişimleriyle birlikte kaleme aldığımız yazı dizinimizin bu aşamasında, 18 Şubat 1856 tarihli Islahat Fermanı veya Islahat Hatt-ı Humayunu olarak bilinen ve milli tarihimizde ciddi inkılaplara sebebiyet veren metin üzerine değerlendirmeler yapacağız. Esası itibariyle Tanzimat Fermanıyla birlikte başlayan Osmanlı Devleti’nin modernleşme sürecinin bir parçası olan Islahat Fermanı, Tanzimat Fermanıyla birlikte Osmanlı Devlet literatürüne giren pek çok değişimin veya reformist adımların, çok daha ileri bir safhası olarak karşımıza çıkmaktadır. Hatta öyle ki, devlet paradigmasında köklü değişikliklere de sebebiyet vermiş olup hala daha etkilerini, Cumhuriyet Türkiye’sinde de göstermektedir.

 

Öncelikle ıslahat kelime kökeni itibariyle arapça bir kelime olup yenilikler anlamına gelmektedir. Eş anlamlı kelimesi ise reformdur. Osmanlı Devleti’nde dönemi içerisinde hasıl olan sorunlara yaklaşımı itibariyle Islahat Fermanı, gerek dış politika ve yine gerekse de iç politika şartları ile birlikte düşünüldüğünde, kapsamlı bir çalışmadır. Islahat Fermanı, Osmanlı Devleti’nin etken olduğu hatta kendini orjinlediği dış politikasının yerine, edilgen ve diğer devletlerle müşterek hareketin de yansımalarına haizdir. Bu yazımızda Osmanlı Devleti tarafından ilan edilen Islahat Fermanı’na giden süreçteki, Osmanlı dış politikasının geçirdiği merhaleler ile dış politikadaki hangi vakıalar nedeniyle ortaya çıktığını ve iç politikaya nasıl yansıdığı kısmını incelemeye çalışacağız.

 

KIRIM SAVAŞI(1853-1856)

 

Dönemin ahval ve şeraitine bakıldığında, Islahat Fermanı ilan edilmeden önce ortaya çıkan 4 Ekim 1853-30 Mart 1856 yıllarındaki Kırım Savaşı önemli bir kırılma noktasıdır. Osmanlı ve Ruslar arasındaki zuhur eden savaş, çok uluslu bir savaşa dönüşmüştür. Şöyle ki; giderek güçlenen Avrupa devletleri ile ki, özellikle de İngiltere ve Fransa ile Çarlık Rusyası arasında dünya genelinde yayılma ve nüfuz elde etme politikaları siyasi gerilimi artırmaktaydı. Karşılıklı rekabet konularının başında evvela İngiltere ile Çarlık Rusyası arasında, kafkaslar, balkanlar ve GüneyAsya(Hindistan, Afganistan, Pakistan) bölgelerinde sömürge elde etme yarışı ve hakimiyet kurma çabaları gerilimlerin başlıca sebeplerindendir. Yine Rusların sıcak denizlere inme politikası(Akdeniz) ve İngilizlerin hem Akdeniz hem de Karadeniz üzerinde egemenlik kurma çabası, bahsi geçen devletleri karşı karşıya getirmekteydi. Fransa ile Çarlık Rusyası arasında ise öncelikli dini sebeplerle üstünlük kurma arayışları baş göstermişti. Osmanlı kontrolünde olan Kudüs üzerinde Katolik hristiyanların hamiliğini Fransızlar, ortodokshristiyanların hamiliğini ise Ruslar elde etmek istemekteydiler. Osmanlı Devleti’nin içerisinde yaşayan etnik unsurlar ve sahip olduğu topraklar ile nüfuz edebilme potansiyelinin kuvvetli olduğu İslam beldeleri düşünüldüğünde, Osmanlı ile müttefiklik ve Osmanlı topraklarını yönlendirme, taraf devletler için ciddi bir politika hamlesi olarak görülmekteydi. Bu nedenlerle özellikle Fransa ile İngiltere, Osmanlı Devleti’nin tanzimat süreciyle birlikte modernleşme adımlarını destekliyor ve Rusya’ya karşı Osmanlı’nın müttefikliğine ihtiyaç duyuyordu. Ruslar ise öncelikle ‘hasta adam’ olarak isimlendirdikleri Osmanlı Devleti’ne karşı ortak işgal girişimlerini İngilizlere açmış ancak bu kabul görmeyince de,güçsüz bir Osmanlı üzerinde hakimiyet kurma politikasını özellikle de Kavalalı Mehmet Paşa bunalımı sonrasında yıpratma politikasına dönüştürerek, bir müttefiklikten ziyade sıcak denizlere inmek için askeri unsurlarla saldırıları öncelemeye başlamış ve bu da Osmanlı Devleti’nin batıya yakınlaşmasını daha da perçinlemişti. Tüm hadiseler sonucunda, Rusların Kudüs üzerinde ortodokslarını hamiliğini isteyerek kendilerine ayrıcalık verilmesi talebini Osmanlı reddetmiş ve mevcut şartlardaki siyasi atmosfer ise, Rusların 22 Haziran 1853’te Eflak ve Boğdan’ı işgal etmesiyle savaşa evrilmiştir. İlk başta Osmanlı tarafından Ruslara ültimatom vermesi ile 15 gün içerisinde Eflak ve Boğdan’ı Rusların terk etmesi mühletine riayet edilmemesi savaş halini derinleştirmiştir. Başlayan savaşınilk etabında özellikle balkanlar üzerinde Osmanlı üstünlüğü devamında Osmanlı Devleti’nin donanmasını 30 Kasım 1853’te Sinop yakınlarında batıran Rusların üstünlüğüne geçmesi, Boğazların ve İstanbul’un atisini tehlikeye düşürmesi hasebiyle batıyı endişelendirmiş olup Birleşik Krallık ve Fransa’nın taraflar arasında arabuluculuğa girişmesine neden olmuştur. Rusya’nın arabuluculuk teklifini reddetmesi üzerine, Birleşik Krallık ve Fransa bir ültimatom vererek; Ruslardan Eflak ve Boğdan’dan çekilmesi, Osmanlı’nın ülke bütünlüğüne saygı göstermesi ve ortodoksları koruma tezinden vazgeçmesi taleplerini bildirdiler.

 

Kırım Savaşı’nın konumuzla ilgili en önemli noktası ise, Birleşik Krallık ve Fransa’nın Osmanlı’dan arabuluculuk kapsamındaki taleplerinde saklıdır. Birleşik Krallık ve Fransa maddeler halinde Osmanlı Devleti’nden şu hususları yerine getirilmesini istemişlerdir:

 

  • Vatandaşlarına eşit haklar tanıması ve uygulaması;
  • Hristiyanlara olumsuz davranışta bulunulmaması;
  • Karma mahkemeler kurulması;
  • Hristiyan uyruktan vergi alınmaması istenildi.

 

Çar ültimatomu ve talepleri yerine getirmeyerek Rus ordusuna Tuna Nehri’ni geçerek ilerleme emri verince, 12 Mart 1854’te Birleşik Krallık ve Fransa Osmanlı lehine savaşa girerek Çarlık Rusya’sına savaş ilan ettiler. Daha sonra Sardinya Krallığı’da Osmanlı lehine kurulan ittifaka dahil olmuştur. Seyir halindeki savaşın sonucunda ise müttefikler Kırım yarımadasına Rusya’ya karşı 20 Eylül 1854’te ordu çıkarmış ve 1855 ilkbaharında ise takviye 140 bin kilik bir ordu daha gönderilince, Ruslar yenilgiyi kabul ederek geri çekilmiştir. Bu sırada Çar 1. Nikolay öldü yerine Çar 2. Aleksandr geçti ve barış istemek zorunda kaldı. Savaş ekonomisi ile yapılan Birleşik Krallık ile Fransa tarafından harcamalar düşünüldüğünde ve ayrıca Osmanlı lehine her ne kadar Rusya’ya karşı savaşa girilse de, asıl hedefin Osmanlı içerisinde batıyla entegre bir yönetim sistemi ve hukuk modelinin getirilmesinin mahfuz amaç olduğu, Osmanlı Devleti’nden istenilenler nazara alındığında aşikarane ortaya çıkmaktadır. Batılı dostlarımız(!) bizi Ruslara karşı müdafaa etmiş ve para harcamışlardı elbette bunun bir bedeli onlara göre olmalıydı…

 

PARİS ANTLAŞMASI(1856)

 

Osmanlı-Rusya savaşından sonra imzalanan 30 Mart 1856 tarihli Paris Antlaşması maddeleri, Osmanlı tarafından ilan edilen 18 Şubat 1856 tarihli Islahat Fermanı akabinde imzalanması yönüyle önemlidir. Osmanlı Devleti’nden talep edilen hususlar düşünüldüğünde, Paris Antlaşmasına giden süreçte, Islahat Fermanı’nın Osmanlı Devleti’ne ilan edilmesi için özellikle Birleşik Krallık ve Fransa tarafından şart koşulduğunu düşünmekteyiz. Şayet Islahat Fermanı ilan edilmesiydi Osmanlı Devleti batılı müttefiklerinin garantörlüğünü yitirecek ve antlaşmasının şartları da oluşmayacaktı diye düşünmekteyiz. Antlaşma maddelerinden bazıları da iddialarımızı ispatlar mahiyettedir. Derlediğimiz bazı maddeler şu şekildedir:

 

  • Avrupa, Osmanlı İmparatorluğu’nu bir üyesi olarak kabul edecektir. Osmanlı İmparatorluğu’nun toprak bütünlüğü ile hürriyetinin korunmasını sağlama alacaktır.
  • Avrupa Devletleri’nin hukuk sistemi Osmanlı İmparatorluğu’nun yararlanmasına açık olacaktır. Osmanlı İmparatorluğu ile imzacı devletlerden herhangi biri bu noktada anlaşmazlık durumuna düşerlerse çözüm için ilk olarak arabuluculuğu diğer imzacı devletlerin yapmasına başvurulacaktır.
  • Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1856 yılının 28 Şubat gününde ilan edilen Islahat Fermanı imzacı devletler tarafından kabul edilecektir. Bundan dolayı ise imzacı devletler Osmanlı İmparatorluğu’nun içişlerine karışmayacaktır.

 

Antlaşma maddelerine bakıldığında Islahat Fermanı farklı bir perspektif kazanmaktadır. Daha önceleri güçlü bir imparatorluğun olduğu Osmanlı dış politikası fetihlerle toprak ve tebaa kazanımı şeklindeydi ancak Paris Barış Antlaşmasıyla görünen şudur ki; Osmanlı Devleti artık Avrupa Devletleri’nin ilerlemelerini kabul ederek, batılı anlamda hukuk standartlarıyla ancak ve ancak varlığını idame ettirebilecek bir konuma geçmiştir. Batılı anlamda hukuk standartları elbette ki Osmanlı Devlet sistematiğiyle bağdaşmayacaktır zira Osmanlı Devleti Şer’i hukuk sistemini baz alan bir devlettir. Ancak Antlaşma maddelerinden de anlaşıldığı üzere, Islahat Fermanıyla birlikte, Osmanlı Devleti Avrupa kulübüne geçiş yaparak, Şer’i hukuk sisteminden ilk tavizleri vermiştir. Diğer yazılarımızda içeriğine girerek önemli maddeler çerçevesinde yorumlamaya çalışacağımız Islahat Fermanı da,bahsi geçen hususatın temel taşı görevini icra etmektedir.

 

Osmanlı Devleti’nin Islahat Fermanı’nı ilan etmiş olması, batılı müttefiklerinin Osmanlı içişlerine karışmaması için bir teminat senedi olarak görülmüştür. Hem Osmanlı Devleti açısından hem de özellikle Birleşik Krallık ve Fransa açısından, kazan kazan politikasının devreye girdiği bu açıdan düşünülebilir. Şöyle ki; Islahat Fermanı ile birlikte batılı devletler Osmanlı’nın kendilerine entegre olmasını sağlamış ve Osmanlı Devleti de Kırım Harbinden sonra batılı müttefiklerinin baskılarını kırarak içişlerine karışmaması noktasında, Islahat Fermanı’nı ciddi bir dayanak haline getirmiştir. Ancak en nihayetinde bu antlaşmanın Osmanlı açısından bir kazanım mı yoksa imtiyaz mı olduğu kısmını sevgili okuyuculara bırakıyorum…

 

Avrupa Hukuk Sisteminin, Paris Antlaşmasıyla birlikte Osmanlı Devleti’ne açık hale getirilmesi de, adı konulmamış Avrupa Birliği’nin fasılları olarak değerlendirilebilr. Ancak günümüz koşullarında Avrupa Birliği’ne tam üyelik için öncellikle fasılların tamamlanması gerekirken, Paris Antlaşması’nda evvela Osmanlı Devleti’nin Avrupa kulübüne dahil edilip, gelişim sürecinde fasılların devreye konulduğu ters bir sürecin işlediğini görmekteyiz! Bu yönüyle 7 Şubat 1992’de imzalanan Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun Avrupa Birliği’ne dönüşmesindeki en önemli antlaşmalardan biri olan Maastricht Antlaşması’nda sayılan şartlar, yaklaşık 140 yıl öncesinden Islahat Fermanı’yla birlikte Osmanlı Devleti tarafından sağlanmıştır demek de mümkündür. İşte Islahat Fermanı’nın hem Osmanlı Devleti hem de Avrupa Devletleri açısından değeri oldukça derindir. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin yaşayacağı uluslararası arenadaki sorun ve sıkıntılarla ilgili de, Avrupalı devletler tarafından garantörlük, arabuluculuk yapılması şartıyla Paris Antlaşması’na da dahil edilmiştir. Bunun önemi, Osmanlı Devleti’nin uluslararası anlamda kendinden başka devletlerin egemenliğini tanımış olması ve hatta hamiliğini de bir yerde kabule mecbur kalmış olmasıdır.

 

Hukuki gelişmelerin ve Anayasaların dış politikayla ne kadar endeksli olduğunu bir kez daha görerek, Osmanlı’dan günümüze devam edegelen Anayasa faaliyetlerinden Islahat Fermanı’na giden süreçteki Osmanlı Devleti’nin uluslararası arenadaki halet-i ruhiyesini izaha çalıştık. Diğer yazılarımızda ise Islahat Fermanıyla birlikte gelen yenilikleri izah etmeye ve birlikte değerlendirmeye çalışacağız. Saygılarımla…

 



Bu yazı 1026 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 12 9 1 2 25 6 29 +19
2 Fenerbahçe 12 8 0 4 25 10 28 +15
3 Trabzonspor 12 7 1 4 18 8 25 +10
4 Samsunspor 12 6 1 5 18 11 23 +7
5 Göztepe 12 6 2 4 15 6 22 +9
6 Beşiktaş 12 6 4 2 21 16 20 +5
7 Gaziantep FK 12 5 3 4 17 20 19 -3
8 Alanyaspor 12 3 3 6 12 12 15 0
9 Konyaspor 12 4 6 2 18 20 14 -2
10 Çaykur Rizespor 12 3 4 5 14 16 14 -2
11 Kocaelispor 12 4 6 2 11 15 14 -4
12 Başakşehir FK 12 3 5 4 13 11 13 +2
13 Antalyaspor 12 4 7 1 13 23 13 -10
14 Gençlerbirliği 12 3 7 2 12 17 11 -5
15 Kasımpaşa 12 2 6 4 11 17 10 -6
16 Kayserispor 12 1 5 6 13 28 9 -15
17 Eyüpspor 12 2 8 2 6 15 8 -9
18 Fatih Karagümrük 12 2 9 1 12 23 7 -11
Takım O G M B A Y P AV
1 Bodrum FK 13 8 2 3 32 12 27 +20
2 Pendikspor 13 7 1 5 26 9 26 +17
3 Amed SK 13 8 3 2 30 16 26 +14
4 Esenler Erokspor 13 7 2 4 32 14 25 +18
5 Çorum FK 13 7 2 4 23 13 25 +10
6 Erzurumspor FK 13 5 0 8 23 11 23 +12
7 Van Spor FK 13 5 3 5 18 14 20 +4
8 Bandırmaspor 13 5 3 5 17 13 20 +4
9 Iğdır FK 13 5 4 4 19 19 19 0
10 Serik Belediyespor 13 5 4 4 16 20 19 -4
11 Keçiörengücü 13 4 4 5 20 15 17 +5
12 Boluspor 13 4 4 5 19 15 17 +4
13 Sivasspor 13 4 4 5 17 13 17 +4
14 Sakaryaspor 13 5 6 2 23 26 17 -3
15 İstanbulspor 13 2 3 8 12 17 14 -5
16 Sarıyer 13 3 8 2 12 19 11 -7
17 Ümraniyespor 13 3 8 2 8 21 11 -13
18 Manisa FK 13 2 7 4 16 26 10 -10
19 Hatayspor 13 0 9 4 12 35 4 -23
20 Adana Demirspor 13 0 12 1 8 55 17 -47
Takım O G M B A Y P AV
1 Mardin 1969 Spor 12 9 1 2 30 9 29 +21
2 Aliağa Futbol A.Ş. 12 8 3 1 33 8 25 +25
3 Bursaspor 12 8 3 1 30 12 25 +18
4 Güzide Gebze Spor Kulübü 12 7 1 4 23 10 25 +13
5 Kahramanmaraş İstiklalspor 12 7 3 2 26 10 23 +16
6 Isparta 32 Spor 12 6 2 4 22 11 22 +11
7 Ankara Demirspor 12 6 2 4 20 13 22 +7
8 Menemen FK 12 5 3 4 22 15 19 +7
9 68 Aksaray Belediyespor 12 4 2 6 16 8 18 +8
10 Muş Spor Kulübü 12 5 4 3 22 15 18 +7
11 Arnavutköy Belediye 12 4 5 3 11 11 15 0
12 Fethiyespor 12 3 5 4 22 16 13 +6
13 1461 Trabzon FK 12 3 5 4 19 20 13 -1
14 Kırklarelispor 12 2 4 6 12 19 12 -7
15 Yeni Mersin İdman Yurdu 12 2 8 2 10 27 8 -17
16 Somaspor 12 1 8 3 11 27 6 -16
17 Adanaspor 12 0 11 1 4 62 1 -58
18 Yeni Malatyaspor 12 0 10 2 8 48 40 -40
Takım O G M B A Y P AV
1 Çorluspor 1947 10 6 2 2 16 8 20 +8
2 Beykoz İshaklıspor 10 5 1 4 18 11 19 +7
3 Galata 10 5 2 3 15 8 18 +7
4 K.Çekmece Sinopspor 10 5 2 3 15 9 18 +6
5 Etimesgut Spor 10 5 2 3 9 4 18 +5
6 Bursa Yıldırımspor 10 5 2 3 12 9 18 +3
7 Yeşil Yalova FK 10 5 3 2 17 12 17 +5
8 Çankaya SK 10 4 3 3 14 12 15 +2
9 İnegöl Kafkas GK 10 4 3 3 14 12 15 +2
10 Silivrispor 10 4 4 2 15 14 14 +1
11 Bulvarspor 10 3 6 1 11 17 10 -6
12 Bursa Nilüfer FK 10 2 5 3 9 13 9 -4
13 Kestel Çilekspor 10 3 7 0 10 17 9 -7
14 Polatlı 1926 Spor 10 3 7 0 5 13 9 -8
15 İnkılap FSK 10 2 5 3 7 16 9 -9
16 Edirnespor 10 1 8 1 9 21 4 -12
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 22/11/2025 Kayserispor vs Gaziantep FK
 22/11/2025 Eyüpspor vs Fatih Karagümrük
 22/11/2025 Galatasaray vs Gençlerbirliği
 23/11/2025 Göztepe vs Kocaelispor
 23/11/2025 Alanyaspor vs Kasımpaşa
 23/11/2025 Beşiktaş vs Samsunspor
 23/11/2025 Çaykur Rizespor vs Fenerbahçe
 24/11/2025 Başakşehir FK vs Trabzonspor
 24/11/2025 Konyaspor vs Antalyaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 21/11/2025 Manisa FK vs Adana Demirspor
 22/11/2025 Bandırmaspor vs Çorum FK
 22/11/2025 Boluspor vs Amed SK
 22/11/2025 İstanbulspor vs Sakaryaspor
 22/11/2025 Hatayspor vs Pendikspor
 23/11/2025 Iğdır FK vs Erzurumspor FK
 23/11/2025 Ümraniyespor vs Bodrum FK
 23/11/2025 Van Spor FK vs Keçiörengücü
 23/11/2025 Esenler Erokspor vs Sivasspor
 24/11/2025 Serik Spor vs Sarıyer
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/11/2025 Beykoz Anadolu vs Elazığspor
 26/11/2025 Bucaspor 1928 vs Adana 01 Futbol Kulübü
 26/11/2025 GMG Kastamonuspor vs Altınordu
 26/11/2025 İnegölspor vs İskenderunspor A.Ş.
 26/11/2025 Karaman Futbol Kulübü vs Karacabey Belediye Spor
 26/11/2025 Kepezspor FAŞ vs 24Erzincanspor
 26/11/2025 Muğlaspor vs Beyoğlu Yeniçarşıspor
 26/11/2025 Sincan Belediye Ankaraspor vs MKE Ankaragücü
 26/11/2025 Şanlıurfaspor vs Batman Petrolspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 30/11/2025 Bulvarspor vs Kestel Çilekspor
 30/11/2025 Bursa Yıldırımspor vs Çorluspor 1947
 30/11/2025 Çankaya SK vs Etimesgut Spor
 30/11/2025 Edirnespor vs Polatlı 1926 Spor
 30/11/2025 Galata vs Beykoz İshaklıspor
 30/11/2025 İnegöl Kafkas GK vs İnkılap FSK
 30/11/2025 K.Çekmece Sinopspor vs Silivrispor
 30/11/2025 Yalova FK 77 vs Bursa Nilüfer FK

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI